Tüm Hizmetlerimiz

bt_bb_section_bottom_section_coverage_image
Çift – Aile Terapisi

Çift terapisi; temel olarak ilişki odaklı olmasından dolayı bireysel terapiden ayrılan terapilerdir. Çift terapisinde, duygusal olarak ilişki içerisinde olan çiftlerin, karşılıklı iletişim sorunlarının çözülmesi ve ilişkilerinin daha doyum verici hale getirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir psikoterapi yöntemi olarak tanımlanabilmektedir.

Çift terapisi seanslarındaki çalışmalarda genel hedefler;

  • İlişkilerinde güveni yeniden inşa ederek, çiftin arasındaki yakınlığın ve olumlu iletişimin artması,
  • Çiftin anlaşamadıkları konularda çözümlerin üretilmesi,
  • İlişkiye dair seçenekler üreterek ilişkideki çıkmazlardan uzaklaşabilmek,
  • Birbirlerinin farklılıklarını ilişkide zenginlik olarak yaşayarak güçlenebilmeleridir

Her çift, çift terapisine ihtiyaç duyabilir. Çift terapisinde başvuru nedeni, sadece boşanma veya ayrılık öncesi konular nedeniyle olmayabilir.  Terapiye, ilişkide yaşanan herhangi bir kriz veya aşılamayan güçlükte başvurulabileceği gibi; ilişkiyi güçlendirmek ve ilişkide kurulan bağı arttırarak gelecekteki zorluklara önlem amacıyla da başvurulabilir. İlişkiyi bir sistem içerisinde incelemek ve güçlendirilecek alanları güçlendirmek daha iyi bir iletişim kanalı açmak önemlidir.

İlişkiye dair her konu çift terapisine başvurmak için yeterli olmakla beraber genel olarak aşağıdaki konular terapinin gündemini oluşturabilmektedir.

  • Çift ilişkilerinde yaşanan problemler
  • Ayrılma/Boşanma
  • Evlilik öncesi dönemde evlilik hazırlığı süreci
  • Evlilik problemleri
  • Cinsel problemler
  • Aile içinde çocukların merkezde olduğu sorunlar
  • Çocuk ya da ergende görülen uyum sorunları ve davranış değişiklikleri
  • Yas, kayıp süreçleri
  • Kuşak çatışmaları ve iletişim problemleri
  • Aile içinde fiziksel, psikolojik, maddi şiddet
  • Ailede yaşanan önemli bir değişiklik sonucu yaşanan problemler
  • İletişimsizlik,
  • Anlaşmazlık,
  • Çatışma,
  • Güvensizlik
Bireysel Terapi

Bireysel terapi; kişinin duygularını, tutumlarını, düşüncelerini ve davranışlarını keşfederek değişim sağlamasına yardımcı olmak adına alanında uzman bir kişi ile güvenli, özenli ve gizli bir ortamda bire bir çalıştıkları bir süreçtir.

Çift terapisi seanslarındaki çalışmalarda genel hedefler;

  • Danışanların kendi içlerindeki kaynakları keşfederek öz değerlerinin artması,
  • Yaşamlarındaki olasılıkları keşfederek kendileri için yeni seçenekler oluşturmaları,
  • Yaşam enerjilerini deneyimlemeleri,
  • Problem çözme ve baş etme becerilerini arttırmaları,
  • Diğer insanlar ve çevreleri ile ilişkilerinde dengede, huzurlu ve güvende hissetmeleri,
  • Yaşadıkları olumsuz duyguları dönüştürerek yeni bir pencereden yaşama bakmaları kişisel değişim ve gelişimlerine engel olan düşüncelerinin ve inançlarının dönüşerek arzu ettikleri hedeflere ulaşmalarıdır.

Bireyin sorun yaşadığı herhangi bir konuda terapiye başvurmak için yeterli olmakla beraber genel olarak aşağıdaki konular terapinin gündemini oluşturabilmektedir:

  • Mutsuzluk
  • Yaşamdan keyif alamama
  • Endişe ve korkular
  • Kaygı
  • Özgüven problemleri
  • Yoğun stres
  • Yalnızlık
  • İlişki problemleri
  • Bağımlılık
  • Öfke kontrolü
  • Travma
  • Kayıp ve yas
  • Yeme sorunları
  • Kişilerarası problemler
  • Davranışsal bağımlılıklar
  • Sınav kaygısı
  • Benlik saygısı geliştirme
  • Travmanın olumsuz etkileri (cinsel, fiziksel ve duygusal istismar/ihmal, afetler, ani kaza ve olaylar vb.)
Oyun Terapisi

Oyun terapisi; çocuğun doğasına en uygun olan oyun yöntemi ve oyuncaklar ile oluşturulmuş özel bir ortamda, terapi eğitimi almış, alanında uzman bir oyun terapisti tarafından uygulanan terapi yöntemidir. Sıradan bir oyun zamanı gibi görünse de oyun terapisi bundan çok daha fazlasıdır. Seanslar, çocuğun kendini güvende hissettiği ve çok az sınırlamanın olduğu bir ortamda yapılır.

Çocuğa dair her konu oyun terapisine başvurmak için yeterli olmakla beraber genel olarak aşağıdaki konular terapinin gündemini oluşturabilmektedir:

  • Bağlanma problemleri
  • Gelişimsel gecikme veya öğrenme güçlüğü
  • Okulda problem yaratan davranışlar
  • Saldırgan veya öfkeli davranışlar
  • Boşanma, ayrılık veya yakın bir aile üyesinin ölümü gibi aile sorunları
  • Doğal afetler veya travmatik olaylar
  • Aile içi şiddet, istismar veya ihmal
  • Kaygı, depresyon, keder
  • Yeme ve tuvalet konuları
  • Özgüven gelişimi
Duyu Bütünleme Terapisi

Duyu bütünleme terapisi; genel olarak bebeğin veya çocuğun duyu organları yoluyla kendi vücudundan ve çevresinden gelen duyusal bilgileri (dokunmanın, hareketin, vücut duruşunun, koklamanın, tatmanın, hissetmenin, duymanın ve görmenin) hissetme, anlama ve organize etme becerisidir. Duyu bütünleme terapisi seanslarında bu becerilerin gelişmesi hedef alınır.

Duyusal entegrasyon veya duyusal işleme; duyularımız aracılığıyla çevremizdeki dünya hakkında bilgi toplama ve işleme biçimimizdir. Duyusal entegrasyon sadece görme, koku alma, tat alma, dokunma veya ses duyumuz değil, aynı zamanda vücudumuzun uzayda nasıl yönlendirildiği ve hareket ettiğidir.

Duyu bütünleme süreci yaşam boyu devam eder fakat duyusal sistemimizin temelleri 0-6 yaş aralığında şekillenir. Bu yüzden erken müdahale oldukça önemlidir. Genelde duyu bütünleme terapisine aşağıdaki sebeplerden dolayı başvurulmaktadır:

  • Yavaş cevap verme
  • Dikkat süresinde azalma
  • Uygun ton ve hızda konuşamama
  • Sürekli yorgunluk
  • Gürültülü ortamlarda konsantre olamama, kulak kapama
  • Yanlış sese konsantre olup hedefi şaşırma
  • Hafıza güçlükleri
  • Sese tepki vermeme, sesin yönünü bulamama
  • Yiyecek seçme, yiyeceği koklama
  • Diş fırçalamama, saç ve tırnak kestirmeme
  • Düşme korkusu
  • Parmak ucu yürüme
  • Sakarlık
  • Sürekli hareket isteği
  • Suya hassasiyet

Duyu bütünleme terapisinin çalışma alanları ise şunlardır:

  • Motor gelişim geriliği
  • Prematüre bebek takibi
  • Gelişim takibi
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite
  • Nörogelişimsel bozukluklar
  • OSB (Otizm Spektrum Bozukluğu)
  • Gelişimsel koordinasyon bozukluğu
  • Özgül öğrenme güçlüğü (Disleksi, Dispraksi, Diskalkuli)
Dil ve Konuşma Terapisi

Dil ve konuşma terapisi; iletişim sorunlarının ve konuşma bozukluklarının değerlendirilmesi ve tedavisidir. Bunların yanı sıra; yeme, içme ve yutkunma sorunlarıyla da ilgilenir. Bu terapi, genellikle dil ve konuşma terapisti olarak adlandırılan konuşma dili patologları tarafından gerçekleştirilir.

Çocuklar kendi hızlarında büyür ve gelişir. Bazı çocuklar erken yürüyüp konuşsa da bazılarının birtakım becerileri öğrenmesi gecikebilir. Çocuğun gelişimi ile ilgili herhangi bir endişeniz varsa, yardım için ne kadar erken başvurursanız o kadar iyidir.

Erken müdahale, konuşma terapisinde kritik öneme sahiptir çünkü bebekler, küçük çocuklar, iletişim becerilerini öğrenmek için tasarlanmış gelişmekte olan beyinlere sahiptir. Bu gelişimde sorun varsa, normal beyin gelişiminin bu döneminden yararlanmak için mümkün olan en kısa sürede terapiye başlanmalıdır. Bu yıllarda terapi oldukça etkilidir çünkü terapistler gelişimsel gecikmeleri hayatın ilerleyen dönemlerinde daha ciddi zorluklara dönüşmeden önce tespit edip ele alabilirler.  Çalışmalar, bir kişinin konuşma ve dil terapisini ne kadar erken alırsa, konuşma, dil ve iletişim becerilerine ilişkin sonuçların o kadar iyi olduğunu bulmuştur.

Dil ve konuşma terapisinin çalışma alanları şunlardır:

  • Akıcılık bozuklukları (Kekemelik, hızlı bozuk konuşma)
  • Otizm spektrum bozukluğuna bağlı dil ve konuşma gerilikleri
  • Genetik sendromlara bağlı dil ve konuşma gerilikleri
  • Yutma bozuklukları
  • Gecikmiş dil ve konuşma
  • Disleksi ve disgrafi
  • Beslenme bozuklukları
  • Ses bozuklukları
  • Alternatif ve destekleyici iletişim
  • Konuşma sesi bozuklukları (Artikülasyon bozukluğu, fonolojik bozukluk, çocukluk çağı apraksisi)
  • Beyin hasarı, felç gibi durumlardan sonra gözlemlenen dil ve konuşma güçlükleri
  • Motor konuşma bozuklukları (Apraksi, dizartri)
  • Rezonans bozuklukları (Dudak-damak yarıklıkları)
bt_bb_section_bottom_section_coverage_image