Çift terapisi; temel olarak ilişki odaklı olmasından dolayı bireysel terapiden ayrılan terapilerdir. Çift terapisinde, duygusal olarak ilişki içerisinde olan çiftlerin, karşılıklı iletişim sorunlarının çözülmesi ve ilişkilerinin daha doyum verici hale getirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir psikoterapi yöntemi olarak tanımlanabilmektedir.
Çift terapisi seanslarındaki çalışmalarda genel hedefler;
Her çift, çift terapisine ihtiyaç duyabilir. Çift terapisinde başvuru nedeni, sadece boşanma veya ayrılık öncesi konular nedeniyle olmayabilir. Terapiye, ilişkide yaşanan herhangi bir kriz veya aşılamayan güçlükte başvurulabileceği gibi; ilişkiyi güçlendirmek ve ilişkide kurulan bağı arttırarak gelecekteki zorluklara önlem amacıyla da başvurulabilir. İlişkiyi bir sistem içerisinde incelemek ve güçlendirilecek alanları güçlendirmek daha iyi bir iletişim kanalı açmak önemlidir.
İlişkiye dair her konu çift terapisine başvurmak için yeterli olmakla beraber genel olarak aşağıdaki konular terapinin gündemini oluşturabilmektedir.
Bireysel terapi; kişinin duygularını, tutumlarını, düşüncelerini ve davranışlarını keşfederek değişim sağlamasına yardımcı olmak adına alanında uzman bir kişi ile güvenli, özenli ve gizli bir ortamda bire bir çalıştıkları bir süreçtir.
Çift terapisi seanslarındaki çalışmalarda genel hedefler;
Bireyin sorun yaşadığı herhangi bir konuda terapiye başvurmak için yeterli olmakla beraber genel olarak aşağıdaki konular terapinin gündemini oluşturabilmektedir:
Oyun terapisi; çocuğun doğasına en uygun olan oyun yöntemi ve oyuncaklar ile oluşturulmuş özel bir ortamda, terapi eğitimi almış, alanında uzman bir oyun terapisti tarafından uygulanan terapi yöntemidir. Sıradan bir oyun zamanı gibi görünse de oyun terapisi bundan çok daha fazlasıdır. Seanslar, çocuğun kendini güvende hissettiği ve çok az sınırlamanın olduğu bir ortamda yapılır.
Çocuğa dair her konu oyun terapisine başvurmak için yeterli olmakla beraber genel olarak aşağıdaki konular terapinin gündemini oluşturabilmektedir:
Duyu bütünleme terapisi; genel olarak bebeğin veya çocuğun duyu organları yoluyla kendi vücudundan ve çevresinden gelen duyusal bilgileri (dokunmanın, hareketin, vücut duruşunun, koklamanın, tatmanın, hissetmenin, duymanın ve görmenin) hissetme, anlama ve organize etme becerisidir. Duyu bütünleme terapisi seanslarında bu becerilerin gelişmesi hedef alınır.
Duyusal entegrasyon veya duyusal işleme; duyularımız aracılığıyla çevremizdeki dünya hakkında bilgi toplama ve işleme biçimimizdir. Duyusal entegrasyon sadece görme, koku alma, tat alma, dokunma veya ses duyumuz değil, aynı zamanda vücudumuzun uzayda nasıl yönlendirildiği ve hareket ettiğidir.
Duyu bütünleme süreci yaşam boyu devam eder fakat duyusal sistemimizin temelleri 0-6 yaş aralığında şekillenir. Bu yüzden erken müdahale oldukça önemlidir. Genelde duyu bütünleme terapisine aşağıdaki sebeplerden dolayı başvurulmaktadır:
Duyu bütünleme terapisinin çalışma alanları ise şunlardır:
Dil ve konuşma terapisi; iletişim sorunlarının ve konuşma bozukluklarının değerlendirilmesi ve tedavisidir. Bunların yanı sıra; yeme, içme ve yutkunma sorunlarıyla da ilgilenir. Bu terapi, genellikle dil ve konuşma terapisti olarak adlandırılan konuşma dili patologları tarafından gerçekleştirilir.
Çocuklar kendi hızlarında büyür ve gelişir. Bazı çocuklar erken yürüyüp konuşsa da bazılarının birtakım becerileri öğrenmesi gecikebilir. Çocuğun gelişimi ile ilgili herhangi bir endişeniz varsa, yardım için ne kadar erken başvurursanız o kadar iyidir.
Erken müdahale, konuşma terapisinde kritik öneme sahiptir çünkü bebekler, küçük çocuklar, iletişim becerilerini öğrenmek için tasarlanmış gelişmekte olan beyinlere sahiptir. Bu gelişimde sorun varsa, normal beyin gelişiminin bu döneminden yararlanmak için mümkün olan en kısa sürede terapiye başlanmalıdır. Bu yıllarda terapi oldukça etkilidir çünkü terapistler gelişimsel gecikmeleri hayatın ilerleyen dönemlerinde daha ciddi zorluklara dönüşmeden önce tespit edip ele alabilirler. Çalışmalar, bir kişinin konuşma ve dil terapisini ne kadar erken alırsa, konuşma, dil ve iletişim becerilerine ilişkin sonuçların o kadar iyi olduğunu bulmuştur.
Dil ve konuşma terapisinin çalışma alanları şunlardır: